Şiirler Ve ResimLer

22/10/2007

Ö-TEk-İ..

Gece...

Zifiri karanlık, uğultulu

hayat el etek çekmiş, uykuda

Yollar ıssız, sokaklar tenha

Bir "öteki" özgür,

bir "öteki" gecede hareket katıyor hayata

"Öteki"  gündüzün, aydınlıkda görülmeyeni

sokaklarda, orada, burada farkedilmeyeni,

gündüzleri kendine sürgün hayatların kahramanları

onaylanmayanı

hep dıştaki, hep en uç daki...

ve başlıyor karanlıkla beraber aydınlanmaya

yaşamaya

sokaklara çıkmaya

ruhlarını geceye teslim etmeye,

sınırsız bir özgürlük esintisiyle

gündüzden bulaşanları arındırmaya....

her doğan gün, her ışık hüzmesi

celadı "öteki"nin,

ve celladı kendisiyle barışının...

22/10/2007

YanKıM...

daha neler yazacak bu çıldırmış yüreğim...


gönlüm tutacak kalemi,


ruhumdan bir sayfa kopartacak..


yazacak..


sanmayın beyaz olacak sayfalarım..


hepsi kir, pas içinde,


renklerim olacak..her tonunda..


seslerim olacak detone,sürtone...


ama hepsi benim olacak..


sessizliğim olursa da,


bir yerlerde yankım duyulacak....

22/10/2007

ßir Cocuqun KıRıK dü$Leri..

Neler yapılır bir çocuğun kırık düşlerinden

Bir bacağı eksik sandalyeye protez

Dövülünce ağlamayan halı

Her çocuğa bedava kağıt helva sınırsız

Bir su tabancası mesela babasının aldığı, kırmızı

Bir şehir yeniden yapılır belki düş kırıklarından

Zamanında doğru şekilde alçıya alınırsa umutlar.

 

Çocuk bu hemen büyür iki numara büyük olsun

 

Büyük alalım yavrum seneye de giyersin

Her yıl yeni ayakkabı olmaz seneye de giyersin.

Palyoço ayakkabılı çocuklar her yandaydı

Kolları kendilerinden uzun çocuklar aynı traşlı hep

Büyük büyük kırıldık aynaların karşısında

Onlar da haklıydı, “sent”in ne olduğunu bilmeyen annemin

Yetmişine muhtaç başbakanı vardı.

 

Bir aynanın karşısında ilk gözyaşları

 

Kessen olmaz kesmesen olmaz bıyıklarını

Tüyü bitmiş yetimsin artık hakkı ne çok yenilmiş

Kessen olmaz bir yerinden aşk kanamaya başlamış

Elin gitmiş jilete yenilmiş burun altın

Ve aynanın karşısındasın işte tuhaf bakıyorsun bu kez

Az sonra gülecekler sana serviste, ve her yerde bir iki gün

 

 

Aynanın karşında gözyaşları ne saçma ama

En çok O gülecek, en çok koyan bu.

 

 

Doğrudan banyoya gidilen günler

 

İçtiğin ilk sigara başın dumanlı

Hafif bir pişmanlık ciğerlerinde

Arkadaşlarına uymuşsun belli

Eve geldin eyvah anlayacaklar şimdi

Dişlerini fırçalamalısın onlar seni fırçalamadan

Bir çırpıda geçmişini fırçalamalısın belki

Ya da gelmişsin bir gece yarısı

Annen uyuyamamış bekliyor camda

Sarhoşşun, sarhoş olmanın tüm halleri yanında

Başını sokup musluğun altına

Kurtulmak istiyorsun tüm kavgalardan ansızın devekuşu.

 

Bir çocuk kırıldığı yerinden birleştirilir mi ?

 

Geçmişini onaramayan bir çocuk,

Vazoyu kırdı diye annesine suçlu,

Yediği tokatla yüzünün üç yerinden

Kırıldı çocukluğu, birleştirilir mi?,

 

Şiir bitti, geçmiş olsun, soyunabilirsiniz

Çocukluğumdan, çocukluğundan, çocukluğunuzdan.

22/10/2007

KıyıYa vuRaN ßiR $i$€...

mektup yaz
gittiğin yerlerden
belirsiz adresime
dokunduğun ağaçlar olsun satırlarında
dokunduğun adamları anlatma
mektup yaz
hangi kentin hangi yağmurunda ıslandıysan
tıpkı o an gibi ıslak
ve toprak kokusuna hasretmiş gibi süzülsün kelimelerin
ve kelimelerin
senden kalan boşluğu
acı bir sesle imlesinler
hatırlatmaya yeltensin kağıdın sarısı
saçının uçlarındaki yaz sarılarını
mektup yaz
mektup yaz bana 'sızı'm...
gittiğini hiç...
unutmayayım...

14/10/2007

Bakıp da geç :)

14/10/2007

İn$aN & DünYa

Adam,bir haftanın yorgunluğundan sonra Pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü. 

Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba oğluna söz vermişti bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim dedi sonra düşündü:

 -Ohh be kurtuldum en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez.

         Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi ve “baba haritayı düzelttim,artık sinemaya gidebiliriz”dedi.

Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hala hayretler içindeydi ve bunu nasıl yaptığını sordu. Çocuk şu cevabı verdi:

 - Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı.

  İNSANI DÜZELTTİĞİM ZAMAN

DÜNYA KENDİLİĞİNDEN DÜZELMİŞTİ.

14/10/2007

D€niZ yILdIzI..

Yazı yazmak için okyanus sahillerine giden
bir yazar, sabaha karşı kumsalda dans eder
gibi hareketler yapan birini görür.
Biraz yaklaşınca , bu kişinin sahile
vuran denizyıldızlarını, okyanusa atan genç bir
adam olduğunu fark eder. Genç adama yaklaşır:
- Neden denizyıldızlarını okyanusa atıyorsun?
Genç adam yanıtlar;
- Birazdan güneş yükselip, sular çekilecek.
Onları suya atmazsam ölecekler. Yazar sorar;
- Kilometrelerce sahil , binlerce denizyıldızı var.
Ne fark eder ki?
Genç adam eğilir, yerden bir denizyıldızı
daha alır, okyanusa fırlatır.
- Onun için fark etti ama...
« Önceki ::
BURAYA YAZINI YAZ